Herkese Merhaba:)
Bana çok fazla gelen sorulardan bir taneside emzirme dönemimde neler yaptığım, ne yediğim, ne içtiğim, sütümü nasıl arttırdığımdı. Ben de tüm bunları detaylıca sizinle paylaşmak istedim.
Benim için emzirme süreci 11 Ocak 2016'da saat 15:00 civarı ile bebeğimin dünyaya gelmesi ile başlamış oldu. Aslında başlayamamış oldu desek daha doğru olacak. Biliyorsunuz sezaryen doğum yaptım, odaya geçtikten sonra bebeğim geldi ve hooop diye memeler fora oldu ve emzirme denemeleri başladı. Sütüm o kadar az geliyordu ki, Metehan ağzını açana kadar zaten dudaklarından akıp gidiyordu. O ara zaten bebeği uyandırıp emme pozisyonuna sokmanızda oldukça zor oluyor. Ne kadar denediysem emzirmem mümkün olmadı. Sonra sağıp vermeye kalktım ama 3-5 damladan fazlası gelmiyordu. Psikolojikman kendimi kötü hissediyordum, doktorum sezaryen doğumdan dolayı böyle olduğunu, eve gidince sütümün artacağını söyledi. Tabi bu bir kulağımdan girdi, diğerinden çıktı. Sonuçta o süreçte bebeğin süte ihtiyacı var ve siz de yok! Etrafa bakarken çeşitli göz kaçırmaları yaşadım, sanki benim eksikliğimmiş gibi hissettim ve içten içe çok üzüldüğüm bir süreçti.
Metehan'ı hastanede kaldığımız süre boyunca, mecburen mamayla besledik. Hastane Aptamil marka mama kullanıyordu. Hastaneden çıkışımız yapılıp eve döndükten ve duş aldıktan sonra ciddi anlamda bebeğimi doyuracak kadar sütüm gelmeye başladı ve içimde bir sevinç naraları :)
Ben bu dönemde aktarlarda satılan toz rezene çayı, Vitamalt, Mami Power, Humana Still Tee ve bol bol su ile bu süreci destekledim. O dönem annem yanımda kaldığı içinde düzenli besleniyordum ama hiçbir zaman sütüm olsun diye çok abartı yemek yemedim. Çünkü doğumdan sonra sütün çok gelmesi için tatlı ve şekerli gıdalarla beslenilmesi tamamen bir şehir efsanesidir. 'Sen iki canlısın, bol bol ye' diyenleri dinlerseniz, doğumdan 6-7 ay sonra 'ay sen de hiç kilo veremedin' diyen birer cadıya dönüşeceklerdir. Bu sebeple ben de dengeli ve dikkatli beslendim.
Süt arttırmak için kullandığım çayların detaylarından bahsedecek olursak,
Toz rezene çayının tadı fena değil, sıcak içiliyor. İlk zamanlar sabah, öğle ve akşam tüketiyordum. Rezene çayının yanı sıra 3 lt ye yakın su içiyordum.
Vitamalt ise, isminden de anlaşılacağı gibi malt içecek. Soğuk tüketilmesi gerekiyor ve tadı çok şekerli olduğu için ben 1 şişesini tüm gün boyunca ancak tüketebiliyordum. Çok iyi süt yapıyor.
Humana Still Tee ise, yine sıcak tüketilen ve yine süt arttırıcı özelliği olan bir çay ama ben tadını çok beğenmedim. Ben normal şartlarda da mesela 1 bardak kolayı, meyve suyunu vs. asla bitiremem. Şekerli içeceklerle çok fazla aram yoktur. Bu sebeple sizin tek tek hepsini deneyerek, süt artışınıda gözlemleyerek tüketmenizi tavsiye ederim.
Mami Power için benim favorim diyebilirim. Soğuk tüketiliyor ve tadı tıpkı soğuk kahve gibi. Şeker oranı ve lezzeti mükemmel. Soğuk tüketildiği için sütte gaz yapma olasılığıda var tabi ama o dönem içmeyi çok seviyordum ve ilk 3 ay çok fazla gaz problemi yaşamadık. Ben kendimi bildim bileli suyuda soğuk içerim çünkü.
Metehan'da hastaneden çıktıktan sonra hafif düzeyde yenidoğan sarılığı vardı. Sonra değerlerimiz arttı ve doktorum bol bol emzirmemi iletti. O dönem bebeğim çok fazla memeye alıştı. Neredeyse tuvalete gidemez hale gelmiştim. Sabah, akşam ve gece de dahil olmak üzere emziriyordum ki sarılığı geçsin diye. Şükür, 1 hafta sonra sarılığımız tamamen geçti.
Evet ilk 3 ay bu şekilde düzenli olarak çay tüketmeye devam ettim ve beslenmeme dikkat ettim. Çünkü siz ne yerseniz çocuğunuz onu tüketiyor unutmayın. Bol bol çikolata yiyen bir anne düşünelim, bu annenin ne çok fazla sütü olur, ne olan sütünün kalitesi olur, ne de yalnızca anne sütü alan bir bebekse o bebeğin kilo alımı iyi olur. Bu sebeple şehir efsanelerinden uzak, kaliteli beslendim. Sonrasında ise, yalnızca bol su ve düzenli beslenmeye devam ettim. Süt arttırıcı çayları çok nadir kullanmaya başladım.
Metehan 1 aylık oldu,
Metehan 11 Ocak'ta 3 kilo 800 gram, 50 cm doğan bir bebekti ve yalnızca anne sütüyle 11 Şubat'ta 5 kilo 115 gram, 58 cm oldu. Sağlıklı gelişimiyle de doğru bir yol izlediğimi bir kez daha anlamış oldum ve yine aynı özende ek gıdaya geçene kadar devam ettim. Sütüm çok yağlı olduğu için çok fazla kabızlık sorunu yaşıyorduk ve bu süreçlerde doktorumun tavsiyesi ile günde 3-4 çay kaşığı su veriyordum. Kabızlık sorunu ortadan kalktığı zaman ise, yine günün her saati gecede dahil olmak üzere yalnızca anne sütüyle besleniyordu. Evet gelişimi güzeldi, yalnızca anne sütü alıyordu bu çok sevindiriciydi ama sonrasında ben yerimden kalkmadan sürekli emziren bir anne oldum. Memede uyuyor, memede uyanıyor, yerine yatırdığım an uyanıyor ve memeden kopmak istemeyen bir bebekle kala kalmıştım. Çok kısa bir dönem sütü sağınca biberondan içiyordu, böylece geceleri biraz dinlenme şansım oluyordu ama sonradan biberonu kabul etmemeye başladı ve ben de uykusuz anneler klübüne jet hızıyla giriş yapmıştım.
Aradan 1,5 sene geçti;
Bugün 10 Mayıs 2017 ve ben hala gece 2 saat deliksiz bir uyku uyuduğumu bilmiyorum. Gece emmesini çok denememize rağmen kesemedik, katılır derecede ağlamalar ve morarmalar sonucunda mecburen Metehan'a yenik düştük ve her uyandığında da meme vererek uyutmaya alıştırınca bugüne kadar bu alışkanlık devam etti. Size tavsiyem ilk 6 ay bu şekilde devam edebilirsiniz belki ama sonrasında güçlü olup gece emmesini bıraktırabilirseniz sizin ve bebeğin düzeni için çok çok iyi olacaktır. Biz bunu başaramadık, sonrasında da bütün gün yoruluyorum, akşam bari biraz dinleneyim mantığı oluştu ve yine her ağlamada memeyle uykuya devam etti. Şuan 1,5 yaşında ve yemek yedikten sonra bile hala gelip meme emer. Aklı erdikçe meme delisi oldu çıktı başıma.
Bebek anlamaya başladıktan sonra çeşitli zaman/saat sınırı konulabilir. Mesela emzirme koltuğunuz dışında emzirmezseniz durup dururken siz otururken gelip memenizi açıp emmek istemez. Ben tüm bunları ağzım yandıktan sonra tecrübe ettim :) Ben yandım siz yanmayın.
Bana en çok sorulan sorulardan bir diğeri ise, ek gıdaya geçtikten sonra sütümün azalıp, azalmadığı konusu.
Sütüm azalmadı, çünkü ek gıdaya tam anlamıyla 7. ay geçtik ve aktif olarak gecede sık sık emdiği için sütüm arttı diyebilirim. Çünkü yenidoğan bir bebekle, 7 aylık bebeğin emme gücü ve mide kapasitesi bir olmuyor. Dolayısıyla beyin bunu, daha çok süt üretmeliyim olarak algılayıp daha çok süt üretiyor. Bu sebeple siz de bebeğinizi sık sık emzirin. Ben bir memem tamamen boşalmadan diğerini hala emzirmiyorum. Çünkü sütün yağlı kısmı, sulu kısımdan sonra ulaşır bebeğe. Metehan'a herhangi bir sınır koymadığım ve koymaya çalıştığımda da geç kaldığım için ne yazık ki her yerde meme isteyen, tıka basa tok olsa bile yemeğin üzerine mutlaka memeden 1-2 damla süt hüpleten bir çocuk haline geldi. Bebekken akşam uyandığında ara ara babası omzunda pışpışlayıp uyuturdu ama sonra memeye iyice bağımlı hale gelince ne yazık ki akşam uykusuna geçtikten sonra, meme hariç hiçbir şekilde uyumamaya başladı. Bu sürece daha yeni yeni alıştı bünyem. Çünkü ben eskiden düzenli uyku saati olan birisiydim ve artık uyku tamamen sıfırlandı benim için. Bebekken bir nebze daha iyiydi, emzir yerine yatır üzerini ört uyusun ama şimdi emzirdikten sonra yatırıp, üzerini örtmekle bitmiyor. Sağa, sola dönüyor yatakta ve başında bekliyorum ki üzerini tekrar örtebileyim. Sonra zaten yine uyanıyor, yine meme vs derken sabah oluyor. Neyse çok dert yandım, buna da şükür diyorum. Meme emmeninde böyle zorlukları var işte.
Diş çıkartma sürecinde emzirmek;
Metehan diş çıkartma sürecinde memeye 1000 kat daha fazla bağlandı ama ağlayarak her uyandığında ve canı yandığında memede sakinledi. Bu süreçte ben yine uykusuzluk çekmeye devam ediyorum ama en azından O tekrar memede avunarak uykuya geçiş yapıyor ve acısını unutuyordu. Bu sebeple Allah'a bir kez daha şükrediyordum emzirebildiğim için. Yani uyuyamıyorum evet ama olaya şöyle bakıyorum, bugünlerde geçecek ve Metehan büyüyecek. Bir gün memeden de keseceğim ve bugünleri çok özleyeceğim, hiçbir zaman bir daha bu kadar yakın olamayacağız. Bu sebeple hep içimden kendimi böyle telkin ediyorum.
Bana gelen bir diğer soru ise, bebekle bu kadar aktif ilgilenirken kendime nasıl baktığım konusu;
Diyorum ya kabullendim ve stresimi, yoğunluğumu sevmeye başladım :) kendime bakmayı bıraksam ne olacak ki, hayatımda yine bir şey değişmeyecek. Üzerine daha da mutsuz olacağım, kendimi kötü hissedeceğim. Ben bu konuya hiçbir zaman 'amaan çocuğum oldu kendimi salıyım ya da aman alan aldı satan sattı' gözüyle bakmadım. Benim herkes ve her şeyden önce kendime saygım var. Sabah kalktığımda derli toplu ve bakımlı olmazsam kendim mutsuz olurum ve dolayısı ile mutlu bir birey yetiştiremem.
Gelelim bunu nasıl yaptığıma, diyelim ki sabah bir yere gideceğiz ve Metehan 07:30'da uyanacak. Ben ondan hemen önce kalkıyorum saçımı, makyajımı yapıyorum ve arada uyanır ise, emziriyorum ve yine hazırlanmaya devam ediyorum. Metehan kalkınca onun bakımını ya ben ya eşim yapıyor sonrasında ise, kahvaltı faslına geçiyoruz. Eğer Metehan'ın uyumadığı bir saat diliminde bir yere gideceksem, O'na oyalanması için kendi oyuncakları dışında tencrere, tava vs ilgisini çekecek risksiz şeyler veriyorum. Yanımda onlarla oyalanırken ben de hazırlanmış oluyorum. Diğer kişisel bakımlarımı ise, yapabiliyorsam Metehan'ı uyuttuktan sonra, annem geldiğinde ya da eşim varken yapmaya özen gösteriyorum. Bu arada gündüz kesinlikle uyuyamadığım için kendime, evime ve çocuğuma daha çok zaman ayırabiliyorum. İşte hepsi bu kadar. Yani yaşadığınız hayatı öncelikle iyisiye, kötüsüyle, zorluğuyla kabullenin. Genellikle instagram dm den 'Spor yapacak maddi durumunuz yok, doğum kilolarını veremedim. Ne önerirsiniz, çok mutsuzum' yazılı mesajlar alıyorum. Spor salonuna gitmenize gerek yok ki, içinize kapanmak yerine açın youtube dan video. Bebeğinizi uyuttuktan sonra haftada 2 gün 1 saat ya da yarım saat spor yapsanız emin olun size çok güzel geri dönüşleri olacaktır. Bu sebeple siz mutlu=bebek mutlu=aile mutlu unutmayın.
Emzirirken grip/nezle olduk ne yapmalıyız?
'Sen hastasın, sakın emzirme bebeğe geçer' diyenler olacaktır. Siz cevap olarak bu kişilere, gülüp geçin :) Siz hastayken tam tersine bol bol emzirin ki bebeğin anne sütü ile doğal bağışıklığı gelişmeye başlasın. Ben de grip olduğumda emzirmeye devam ettim. Kişisel temizliğinize bu dönemde çok dikkat edin, kullandığınız mendillerinizi sık sık değiştirin, bebeğe temas etmesin, ellerinizi yıkayın ve dilerseniz bir maske ile korunun. Bu süreçte boş bulunup mutlaka bebeği öpüyorsunuz çünkü :)
Anne sütü yoksa;
Çok istediniz ama sütünüz gelmiyor ise, öncelikle kendinizi kesinlikle suçlamayın ve kendinizi kötü hissetmeyin. Hepimiz bir şekilde büyüdük, ölüm yok işin ucunda. Sağlık olsun diyelim ve bebeğinizi anne sütü formuna en yakın mamalarla düzenli olarak besleyin. Öğün miktarı ve sıklığının doğru ayarlanabilmesi için doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun ve kesinlikle erkenden ek gıdaya geçmeyin. Çoğu anne 6 aydan önce bebeğine alışsın diye yoğurt, hatta inek sütü veriyor ve bu durum bebekler için çok ciddi alerjik reaksiyona sebebiyet verebiliyor. Ayrıca bu davranışınızla bebeğinizin bağırsak sistemine çok zarar vermiş olacaksınız. Formül mamalarla ek gıda sürecine kadar, (6.-7.ay) bebeğinizi düzenli beslerseniz, sağlıklı gelişimi için temelleri atmış olacaksınız.
Benim emzirme sürecim böyle gelişti, hala uykusuz her gece modunda devam ediyor. Eğer öncesinde bir aksilik olmaz ise, 2 yaşında sütten kesmeyi düşünüyorum. Merak ettiğiniz herhangi bir konu var ise, buket@buketozyer.com ya da instagram @buketozyer sayfasından iletişime geçebilirsiniz.
Sevgiler :)
0 Yorum